İşverenin gözü çalışanın üzerinde

İşverenler ve yöneticiler, verimliliği arttırmak amacıyla, çalışanları mesai saatleri içinde takip edebilecekleri farklı sistemler kullanıyorlar. Teknoloji geliştikçe çeşitliliği de artan bu takip sistemleri arasında çalışanların kullandıkları bilgisayarlarda hangi sitelere girdiğini kontrol eden yazılımlar, bir personelin günde kaç defa tuvalete gittiğini sayan programlar bulunuyor.

Şirketler, uzun yıllardır çalışanların verimli çalışıp çalışmadıklarını takip edebilecekleri farklı sistemler kullanıyorlar. Gelişen teknoloji ile birlikte ofislerde çalışanları takip edebilme yeteneğine sahip cihazların sayısı da giderek artıyor. Bugün ofislerin hemen hepsinde, özellikle plazalarda, çalışanlar kapıdan içeri girip masalarına ulaşabilmek için kendilerine verilen elektronik kartları kullanmak zorundalar. Şirket yönetimleri, bu elektronik kartlar sayesinde hangi çalışanın ne zaman binaya girdiği, ne zaman çıktığı gibi verilere de sahip oluyor. ABD’de kurulan Humanyze adlı startup ise personel kartlarının işlevini çok daha ileriye taşımış durumda. Bu firma tarafından geliştirilen kartlar, çalışanların ofis içindeki hareketlerini, etkileşimlerini, iş arkadaşlarıyla yaptıkları konuşmaların uzunluğunu ve ses tonlarını izleyebiliyor. Şirketin CEO’su Ben Waber, kartların üzerine yerleştirdikleri mikrofonlar sayesinde bir personelin konuşma tonu, yüksekliği ve hızını analiz ederek konuşanların hangisinin dominant olduğunu konuşmaları kaydetmeden ayırt edebildiklerini anlatıyor. Firma, elde edilen veriler kullanılarak çalışanların konsantrasyonlarının ne sıklıkta dağıldığı ya da farklı kültürlerden insanların bir arada çalışmalarının nasıl etkiler yarattığı gibi konularda ölçümler yapabildiklerini belirtiyor.

TUVALETTE BİLE TAKİP
Bazı yöneticiler, verimliliğin düşmemesi adına çalışanların tuvalete ne sıklıkta gittiklerini bile bilmek isteyebiliyor. Ofislerdeki tuvaletlerin kapılarına kart sistemi kurduran bu firmalar, tuvalet takip sistemi yazılımları ile bir çalışanın günde kaç kere tuvalete uğradığını ve içeride ne kadar süre kaldığını ölçebiliyor. Hatta sisteme “Bir çalışan günde en fazla üç kere tuvalete girebilir ve dördüncü seferde kart kapıyı açmaz” gibi kurallar tanımlanabiliyor. Ya da içeride belli bir süreden fazla kalanların maaşından kesinti yapılabiliyor. Örneğin, bu yazılımlarla oluşturulan bir rapora göre 5 dakikalık tuvalet süresini 1 ayda toplam 12 dakika aşan bir çalışanın maaşından 75 kuruşluk kesinti yapılmış.

Ayrıca, çalışanların iş yerlerindeki bilgisayarları nasıl kullandığını kontrol altına alan yazılımlar da mevcut. Canlı ekran izleme özelliğine sahip bu yazılımlar, yöneticilerin birlikte çalıştıkları personelin mesai saatleri içinde hangi siteleri ziyaret ettiğini, hangi programları kullandığını anlık olarak görebilmelerine olanak sağlıyor.

TEPKİDEN GERİ ÇEKTİLER
Ofislerin içine kurulan takip sistemleri nedeniyle şirket yönetimleri kimi zaman olumsuz tepkilerle karşılaşabiliyor. Örneğin, İngiliz Daily Telegraph gazetesinin çalışanları, bir gün ofise geldiklerinde masalarına bir takip cihazı yerleştirildiğini öğrenmişler. OccupEye adı verilen bu ürün sayesinde çalışanların vücut ısıları takip edilerek bilgisayarlarının başında olup olmadıkları, masalarından ne sıklıkta ayrıldıkları kontrol edilebiliyormuş. Ancak, Ulusal Gazeteciler Birliği’nden bu uygulamaya ilişkin çok sert bir eleştiri gelmiş. Yönetim de uygulamayı kaldırmış. Bazı şirketlerin “İşyerinde kendi cihazını kullan” gibi maliyeti düşürme amacıyla başlattıkları uygulamalar da çalışanların mahremiyetinin korunması açısından endişeyle karşılanıyor. Çünkü, bu cihazlarla şirketlerin sunucularına bağlanıldığında, yeterli güvenlik önemli alınmadıysa, bilgisayarların içindeki özel bilgiler rahatlıkla görülebiliyor.

HUKUK İŞVERENİ HAKLI BULUYOR
Çalışanların takibi konusunda Türkiye’de yakın zamanda alınmış bazı kararlar bulunuyor. Örneğin, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Mayıs 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve bir şirketteki iki personelin birbirleriyle özel amaçlı yazışmalarına ilişkin bir kararı, işverenlerin çalışanlarının kurumsal e-postalarını kontrol edebilmelerine olarak tanırken kurumsal e-posta hesabından özel amaçlı yazışmaları da işten atma sebebi sayılmasına izin veriyor. Kararda çalışanların sözleşmelere uymak zorunda oldukları, şirket kaynaklarının, bilgisayarların, kurumsal e-posta hesaplarının kişisel amaçlar doğrultusunda kullanımının yasaklandığı, gerektiğinde yazışmaların ve iletişim kayıtlarının takip edilebileceği ve incelenebileceği ifade ediliyor.

PERFORMANS KISA VADEDE ARTABİLİR
Örgütsel psikolog Sibel Karamaraş, danışmanlık yaptığı yüzlerce çalışanda, özellikle yöneticilerinin kendilerini sürekli arayarak, yanına gelerek, işini sorarak kontrol etmelerini bile rahatsız edici bulduklarını gözlemlediğini belirtiyor. Bu nedenle bu takip sistemlerinin çalışan bazında pozitif bir etkisi olacağını düşünmüyor. Karamaraş, bu tarz uygulamaların performansı geliştirme amaçlı kullanıldığını ve firmaların yüksek ihtimalle bunu kısa vadede başarabileceklerini belirtiyor. Ancak, “Konu çalışanın iyilik haline, sağlığına geldiğinde uzun vadede sağlıklı olduğuna inanmıyorum. Bu da dönüşümlü olarak işvereni etkileyecektir” diyor. Neredeyse her şeyin gözlemlendiği bir ortamda çalışanlar ister istemez baskı ve stres yaşayabiliyor. Ancak, bu sektörüne, yöneticilerine, çalışan profiline, ve genel şirket kültürü ve takım dinamiklerine göre değişkenlik gösterebiliyor.

Günümüzde çalışanlara artık daha fazla özerklik verilmeye çalışıldığını, yeni nesillerin iş hayatına girmesiyle beraber iş hayatı kurallarının esnediğini belirten Karamaraş, “Özellikle uzaktan çalışma modelleri her geçen gün daha fazla şirkette uygulanmaya başladı. Böyle bir devirde bunların tam tersi sayılabilecek ekstra takip etme/gözetleme uygulamaları ise her şeyi daha da karmaşıklaştırıyor” diye konuşuyor. Güvenin olmadığı bir şirket kültürü her iki taraf için de zor bir durum yaratıyor. Yöneticiler, biraz daha robotik bir performans bekliyorlar çalışanlarından.

 

Kaynak: Hürriyet İK

Yazının orijinal metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

2 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir